Bürokrat Ankara’yı arar, araya adam sokar sonra görevliye talimat gelir. Bürokratın odasını değiştirir. Değiştirene kadarda politikacı görevliye fırça üzerine fırça atar. Görevlinin gönlü kırılır. Başka bir yıl. Aynı otel, aynı oda. Bir telefon. Odasında teknik bir mevzudan kaynaklı (galiba klima arızası) kurulten birisi yardım ister. Diyanet görevlisi ve otel teknik ekibi odaya çıkar. Tercümanlık gerçekleştirmek amacıyla teknik ekiple odaya giden diyanet görevlisi oda da üç şahısnin kaldığını görür…. Odada tekli iki yatak, yatakta kurulteki şahısnin anası ve eşinin yatmış olduğunı kendisininde yerde yattığını öğrenir. Görevli mahçup bir şekilde; “Efendim. Siz buraya geleli yedi gün oldu. Bu vakit zarfında yerde mi yattınız? Söyleseydiniz size oda ayarlardık” der. Odada yer olmadığı amacıyla yerde yatmak mecburiyetinde kalan şahıs ” biz buraya ibadet etmeye geldik. Dinlence yapmaya değil” diyerek görevliye mütevâzi bir şekilde cevap verir. O şahıs rAhmetli ŞEHİT Muhsin Yazıcıoğlu ‘dur.. Mekânın cennet-i Alâ Olsun Güzel. İnsan… Kaynak:habersondakika.Com